Herkesin çocukken dinlediği bir masaldır Pamuk Prenses. Masal deyip geçmeyin; içinde ne iktidar mücadelesi eksik, ne medya ilişkisi, ne halkın gücü. 

Hatırlayalım...

Bir zamanlar bir ülkenin sarayında kötü kalpli bir kraliçe yaşarmış. Güzelliğinden o kadar emindir ki, her sabah kalkar kalkmaz aynasının karşısına geçer ve sorarmış:
“Ayna ayna, söyle bana, bu dünyada benden daha güzeli var mı?”

Ayna ne desin? Saraydaki görevini bilen, haddini bilen bir ayna... Her gün aynı cevabı verir:
“Elbette sizsiniz kraliçem.”

Ama gün gelir, aynada bilmem bir devre mi yanar, yoksa içinde biriken gerçeklik mi taşar, dilinden şu söz dökülür:
“Pamuk Prenses…”

Ve işte masal tam da orada başlar. O güne kadar sadece saraya hizmet eden ayna, bir anda gerçeği söyleyince bütün düzen sarsılır. Kraliçe delirir, kıskançlıktan kudurur. Sarayın güvenlik görevlisi olan avcıya emir verir:
“Git ve Pamuk Prenses’in kalbini getir bana.”

Ama avcı da insandır neticede. Kalbi vardır, vicdanı vardır. Göz göze gelince Prenses’le, yapamaz. Dağa bırakır, kaçıp kurtulmasını sağlar. Avcı da artık muhaliftir. Sistemin içinden çıkmıştır. Haklının yanında yer almıştır.

Pamuk Prenses ormanda yedi cüceleri bulur. Ya da onlar onu bulur. Kime göre değişir. Cüceler işçi sınıfını temsil eder desem yeridir. Emekçidir hepsi. Küçüklerdir ama çokturlar. Örgütsüzdürler ama vicdanlıdırlar. Prenses’i sahiplenirler. Beraber çalışır, beraber yaşarlar. Saraydan uzakta, halkla iç içe.

Ama kraliçe rahat durmaz. Zehirli elma, kılık değiştirmeler, türlü türlü kumpaslarla tekrar tekrar Pamuk Prenses’i yok etmeye çalışır. Başta başarılı olur gibi de görünür. Elma yedirilir, Prenses düşer. Sessizlik olur, hüzün olur.

Ama o yedi cüceler...
İşte onlar uyanır. Uyanmakla kalmaz, çoğalır. Yedi cüce yedi yüz olur, yedi bin olur. Halk olur. Ve halk bir kere uyanınca, hiçbir kraliçe duramaz karşısında. Kraliçe kaçar.

Geriye bir avuç saray görevlisi kalır. Onlar da artık iç geçirir:
“Biz aslında hep biliyorduk. Ayna olarak biz de doğruyu söylemek isterdik ama...”

Ama ne?
Ama artık geçtir.
Masal biter.
Olay biter.
.....

Gökten üç elma düşmüş, biri yoksullara, diğeri yoksul olup troll olanlara, bir diğeri de yine yoksul olup gücünün farkına varmadan yaşayanlara gelsin... 

Bu masal da burada biter.
Yok yok şaka. Bitmez....