CHP’de 6 Nisan’da gerçekleşecek Kurultay öncesinde, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden aday olup olmayacağı tartışmaları gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Kılıçdaroğlu’nun, mevcut Genel Başkan Özgür Özel’in karşısına çıkıp çıkmayacağı merak edilirken, geçmişte yaptığı açıklamalar ve mevcut hareketleri, kurultayda aday olabileceği sinyalini verdiği şeklinde yorumlanıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu, daha önce “Ben hiçbir zaman çıkıp ‘Genel Başkan adayıyım’ demedim” açıklamasında bulunsa da, geçmişte de benzer şekilde Cumhurbaşkanı adaylığı sürecinde benzer bir tutum sergilediği biliniyor. O dönemde de Altılı Masa tarafından oy birliğiyle aday gösterildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şimdi de benzer bir strateji izliyor gibi görünüyor.

Kılıçdaroğlu’nun, CHP Genel Başkanlığı’nı kaybettikten sonra adeta “alternatif bir genel merkez” gibi çalışan bir ofis açması ve CHP’nin 31 Mart yerel seçimlerindeki başarısını kendi döneminde atılan adımlara bağlaması, yeni bir adaylık sürecine hazırlandığı yönünde değerlendiriliyor.

Kılıçdaroğlu’nun Geçmiş Performansı Tartışma Yaratıyor

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki kararları ve yönetim anlayışı da yeniden gündeme getiriliyor.

  • İlk turda DEM ile yakın ilişkiler kuran ve kayyum atamalarına karşı çıkan Kılıçdaroğlu,

    Her Şey Gördüğü İlanla Başladı, Böyle Bir Yer Haritada Yok! Her Şey Gördüğü İlanla Başladı, Böyle Bir Yer Haritada Yok!
  • İkinci turda Zafer Partisi ile ittifak yaparak İçişleri Bakanlığı dahil 3 bakanlık ve MİT Başkanlığı konusunda anlaşmalar yapmıştı.

  • Bu protokolden ne Altılı Masa ortakları ne de CHP yöneticileri haberdardı.

  • Propaganda döneminde yerli savunma sanayiine yönelik eleştirileri, kendi partisinden bile tepki almıştı.

Bütün bu süreçler, CHP içerisinde bir bölünme yarattı ve partinin seçim başarısını olumsuz etkiledi.

CHP’de Yeni Dönemde Değişim Talebi Güçlü

CHP’nin son dönemlerde, halkla daha güçlü bir bağ kurma hedefiyle dönüşüm geçirdiği ve parti içindeki kararların örgütler tarafından daha fazla sahiplenildiği belirtiliyor. CHP’nin geçmişinde, partiyi halkla buluşturan liderler olarak gösterilen isimlerin, örgütün taleplerine önem verdiği vurgulanıyor.

Ancak, Kılıçdaroğlu’nun delegenin oylarını göz ardı eden bazı kararlar alması ve CHP’nin yönetim kadrolarında kendisine yakın isimleri koruma çabası, parti içinde eleştirilere yol açıyor. CHP delegelerinin oylarıyla belirlediği isimlerin yerine, istediği kişileri genel başkan danışmanı yaparak yetkilendirmesi, parti içinde tepki çeken adımlar arasında yer aldı.

Kaynak: Haber Merkezi